HİKAYEMİZ
Büyük bir tutku ile mimarlık okuduk... 15 sene boyunca başarılı mimarlık ofislerinde önemli projelerde çalışma fırsatı yakaladık. Tutkuyla süren mimarlık serüvenimiz kurumsal hayatla birleşince artık bizi mutlu etmemeye başlayan bir “iş”e dönüştü. Biz de gündüzleri içinde kaybolduğumuz “büyük” alışveriş merkezi, otel, konut, fabrika projelerinin arasında kendimize “küçük” bir kaçış noktası bulduk.
Herşey, kedimiz Paspas`ın mama kaplarında minik bonsailer yetiştirme denemelerimizle başladı. Zamanla bu minik bonsailerin etrafında şekillenen dünyayı keşfettik ve bu dünyayı görünür kılmak için uygun ölçekte ahşap maketler yapmaya başladık. Minyatür Bahçe adını verdiğimiz bu dünyaları arkadaşlarımıza hediye etmeye başladıktan sonra olaylar çok hızlı gelişti. Türkiye`de ve hatta dünyada bu konseptte ilk kez üretilen küçük mekanlarımızın ünü ilk müşterilerimizin ve medyanın da desteği ile artmaya başladı.
Kedimiz Paspas, aramızdan ayrıldıktan birkaç ay sonra Amerika'da The New York Times gazetesinde bahçelerimizle ilgili bir haber yayınlandı. Ardından Paspas`ın Bahçeleri`nin hikayesi hem uluslararası hem de Türk medyasındaki pek çok yayında yer aldı.
Paspasın Bahçeleri Projesi, doğaya duyduğumuz hayranlık ve aldığımız tasarım formasyonunun birleşmesi ile başladı ve 2007 yılından beri bize Türkiye`nin her noktası için binlerce bahçe hazırlama fırsatı verdi. Bugün de İstanbul, Caddebostan`daki atölyemizde özel insanlar için huzur veren minik bahçeler tasarlamaya ve Paspas`ın anısını yaşatmaya devam ediyoruz.